Fasya ve Yin Flow ile Çabasız Özgürleşmenin Yolu
Merhaba sevgili okuyucu,
Hiç düşündünüz mü; en çok esnekliğe ihtiyaç duyduğumuz anlar, bedensel bir pozda kaldığımız anlar mıdır, yoksa hayatın bizi köşeye sıkıştırdığı, beklenmedik bir yöne çektiği anlar mı?
Benim yıllar süren arayışım, bu sorunun cevabını bulmakla geçti. Bazen bedenin derinliklerinde çok hafif bir kıpırtı olur. Sanki içeride, kilitli kalmış bir sandık, uzun zamandır bekleyen bir şeyi hatırlatmak ister. O sandığın anahtarı ise esnemekte değil, gerçek bir yumuşamaya izin vermekte gizlidir.
Yıllarca ben de sadece kaslarımı uzatarak esneklik kazanacağımı sandım. Oysa hayatın telaşı içinde, ruhumun o ince titreşimi, zihnimin gürültüsünde kayboluyordu. Ta ki o sandığın kapağını hafifçe aralayan sesi duyana kadar:
"Dışarıdaki sertliği bırak, içerideki yumuşak gücünü bul."
İşte Fasya ve Yin Flow'un ilk kıvılcımı o anda doğdu. Bu, sadece bir esneme dersi değil; hayatın kendisi karşısında kasılmak yerine akışa teslim olma cesaretidir. Hep dışarıda aradığım o derinlik ve huzur... Meğer bedenimin kendi hafızasında, fasyanın kıvrımlarında saklıymış.
Bu ders, tekniklerin sınırlarını aşan, kendimle kurduğum en şefkatli köprünün adıdır. Sizi, o sandığın kapağını birlikte aralamaya davet ediyorum.
Görev İcrası Bedenler: Suyu Unutan Tekne
Eskiden hareket, bir çalışma masası gibiydi: "Şunu yap, nefesi burada say, süreyi tut." Zihnim hesap peşindeydi. Bedenim ise, farkında olmadan tekneleri büyütürken unuttuğum gölün dibine çöken taş gibi ağırlaşıyordu. Oysa duruşlarımda bile bir görev icrası vardı.
Bir gün durdum. Gerçek anlamda durdum.
O duruş anında bedenim bana hiç bilmediğim bir şeyi fısıldadı: "Benim ritmime gel." Bu bir komut değil, nazik bir davetti. Bu andan sonra, denediğim bütün tekniklerin sadece bana iyi gelen kırıntılarını toplamaya başladım: Bir pozun içindeki o küçük yumuşama boşluğu, fasyanın hafifçe titreyip "tamam" dediği anlar... Hepsini bir araya getirdiğimde, ortaya kendi avazım çıktı. Bu avazı sizlerle paylaştığımda, aynı şefkatli tını sizden geri geldi.
Fasya: Duyguların Yeraltı Irmağı ve Hikâye Avcılığı
Fasya, benim için artık sadece bir doku değil; içinde yaşadığımız görünmez bir hatıra nehri.
Bu nehirde su bazen sakince akıyor, bazen yılların ağırlığıyla donmuş bir göl gibi kaskatı kesiliyor. Her seferinde bedeni yoklarken bir araştırmacı gibi değil, bir hikâye avcısı gibi yaklaşıyorum: "Bu gerginlik hangi kelimeyi unuttu? Bu sıkılık hangi duyguyu saklıyor?" Fasya, bedene gömülü anıları su yüzüne çıkarmıyor; onlara yeniden yer açıyor.
Suyun doğası budur; sıkıştırdığın yerde değil, bıraktığın yerde akıyor. İşte ders de tam böyle: verdiği söz yok, koyduğu katı bir sınır yok. Akıyor, çoğalıyor, genişliyor. Tıpkı su gibi, tıpkı Fasya gibi.
Yin Flow: Yumuşacık Bir Cesaretin Daveti
Yin Flow'da zaman bir cetvel değildir. O, bir nabızdır, bir ritim, bir fısıltı.
Pozda kalmak bir "görev süresi" değil, bedenin içinden yükselen bir evet anıdır. Zorlamayla hiçbir şey çözülmez; sadece bir düğümü daha sıkarsın. Ama bedenin "biraz daha buradayım" diyen o yumuşacık sesini duyduğunda, işte orada sihir başlar.
Benim size sorduğum en sevdiğim soru hep aynıdır: "Bu bana şefkatli geliyor mu?"
Bu soru bir anahtar. Bırakmaktan çok daha derin bir şey açar: İzin verme cesareti. Sadece kasları değil, sinir sisteminizi de tamamen özgür bırakma davetidir. Zihninden çıkıp bedene inme, yargısızca yoldaşlık etme yoludur.
Derin Huzurun Kaynağı: Kapanan Gözler, Açılan İç Kapılar
Dersin sonunda katılımcıların üzerine bir tür gece çöküyor. Işık aynı, ama his başka. Bir anda herkesin göz kapakları ağırlaşıyor, nefesi en sonunda "yerleşiyor." Kimisi sessizce uykuya geçiyor.
Bu an, benim için dersin finali değil, katılımcının kendine attığı ilk, en gerçek adımıdır. Her ders, zor anlarda tutunabileceğimiz bir iç kaynak örüyor. Bir çakıl taşı gibi ceplerde taşınan küçük ama güçlü bir iyilik hâli.
Kaynaklar arttıkça, hayat su gibi kendi yatağını buluyor.
Eğer Hazırsan…
Bedeninin su gibi akmasını, Fasya’nın yeraltı hikâyelerini duymayı, Yumuşamanın bir yenilgi değil, bir bilgelik olduğunu hatırlamayı istersen...
Seni Fasya & Yin Flow’un bu şiirsel, derin ve yumuşak alanına davet ediyorum. Canlı ders saatlerini web sitemizden inceleyebilir ve bu dönüştürücü akışa bugün dahil olabilirsin.
Sevgiyle,
Elif Gökçe

